Alevilerin 7 bin yıldır kutladığı Rasel-Seni etkinliklerini her yıl kutlamayı geleneksel hale getiren Hataylı’ların İstanbul’daki en önemli derneklerinden Antakya Kültürünü Tanıtma, Yaşatma ve Yardımlaşma Derneği’nin bu yıl 8. sini düzenlediği etkinlik gecesinde bir araya gelen Hataylı’lar dayanışma örneği sergilerken coşkulu geçen gecede memleket havasında herkes doyasıya eğlenmenin tadını çıkardı.
17 Ocak Cumartesi günü İstanbul Çağlayan’daki Salon Figaro’da gerçekleştirilen geceye; Kumburgaz Garnizon Komutanı Alb. Sadık Tatar, Prof. Dr. Kıvanç Ulusoy, Prof. Dr. Burcu Irmak Yazıcıoğlu, Prof. Dr. Gazi Özdemir, Bilgi Üniversitesi’nden emekli Tuğgeneral Dr. Naim Babüroğlu, Beyoğlu 12. Noteri, emekli Hakim Ali Hatun, Bakırköy Belediye eski Başkanı Ahmet Bahadırlı, STK temsilcileri ve Hataylı davetliler katıldı.
Gecenin açış konuşmasını yapan Antakya Derneği Başkanı Ahmet Kara, 15 Haziran 2017 tarihinde kurdukları derneğin, İstanbul’daki Hataylı hemşehrileri bir araya getirip, ortak kültürü yaşatmak, aynı zamanda ihtiyaç halinde yardımlaşmayı da sağlamak olduğuna işaret ederek, “Hatay’ımızın çok kültürlü, farklı inançlara sahip ve insan merkezli yaşam anlayışını yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla düzenlediğimiz etkinliğimiz, bir kez daha göstermiştir ki; bu toprakların ruhu birliktir, kardeşliktir ve dayanışmadır” dedi.
Hataylılar arasındaki ciddi ve güçlü Hataylı’lık bağının önemine vurgu yapan başkan Kara, 6 Şubat 2023’te yaşanan asrın felaketinde yaşamını yitiren vatandaşları saygı ve rahmetle anarken, deprem felaketinin ardından destek veren kurum, kuruluş ve hayırseverlere de teşekkür etti.
Dayanışmanın önemine dikkat çeken başkan Kara, “Birlikten kuvvet doğar ama o kuvvet kendiliğinden oluşmaz. İstanbul’da Hataylıların varlığını hissettirmek yan yana durmayı seçenlerin emeğiyle mümkündür. Biz ancak birlikteyken güçlüyüz. Sen yoksan sadece bir kişi eksilmez, birlik duygusu da zayıflar. Dayanışma bilincinin oluşması için herkesin katkısı şarttır. Bizim inancımız; mantık ve ahlak temelleri üzerine kuruludur. Bir insan hangi dine veya mezhebe mensup olursa olsun, yeter ki mantığı ile düşünebilsin, yorum yapabilsin ve muhakeme yeteneğine sahip olsun. İnsan olmanın temel ölçütü; kötülükten, iftiradan ve haramdan uzak durmak, her daim iyiliğe yönelmektir” diyerek, her 14 Ocak’ta Hataylı’ların geleneksel olarak kutladığı, Rumi takvime göre Ras El-Seni’yi (yılbaşı) kutladıklarını söyledi.
Başkan Kara, “Bugün Hz. Musa’nın zulümden kurtuluşunu sembolik olarak hatırlatan bir ‘yeniden başlangıç’ fikriyle ilişkilendirilir. Bu ilişki tarihsel bir gün iddiası değil, ahlaki ve inançsal bir temsildir” hatırlatmasını yaparak, her zamankinden çok daha önemli olan ortak kazanımların ön plana çıkarılması için birlik, beraberlik ve dayanışma çağrısı yaptı.
Başkan Kara, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Günümüz dünyasında sürdürülebilir başarı, ancak birlikte düşünme ve birlikte hareket etme becerisiyle mümkündür. Ortak hedefler etrafında birleşebilen yapılar, yalnızca sonuç üretmez; aynı zamanda aidiyet, dayanışma ve anlam da üretir. İşte bu nedenle ‘biz olmak’, bir tercih değil, geleceği inşa etmenin en güçlü yoludur. Birlik ruhunu büyütmek için daha fazla etkinlik düzenlememiz ve daha çok çalışmamız gerektiği hepimizin malumudur. Bilinç kısa sürede oluşmuyor; bu bilinci oluşturmak için hep birlikte, kararlılıkla çok çalışmalıyız. Birlik, beraberlik ve dayanışmamız daim olsun”
Seslendirdiği birbirinden güzel şarkılarıyla geceye renk katan dernek yönetim kurulu üyelerinden Mümtaz İster ve sanatçı arkadaşları Ahmet Satılmış, Mediha Akbal, Ömer Alıç ve Muammer Çakıral’ın seslendirip okudukları şarkılar türkülerle geceye katılanlar coşkuyu yaşadı.
ÇEKİLİŞLER ŞABAN ORUÇ’TAN
Hataylı’ların İstanbul’daki gülen yüzü olarak bilinen ve Hataylı derneklerin tüm etkinliklerinde çekilişlerin vazgeçilmezi Şaban Oruç’un düzenlediği çekilişle katılımcılara çeşitli hediyeler dağıtırken hem dayanışma örneği sergilendi hem de derneğe gelir elde edildi.
Samimi ve coşkulu geçen gecede şarkılar söylenip, halaylar çekilirken, derneğe katkı verenlere de şükran plaketleri sunuldu.
DERNEĞE KATKIDA BULUNANLARA PLAKET…
Antakya Kültürünü Tanıtma, Yaşatma ve Yardımlaşma Derneği’nin düzenlediği coşkulu ve eğlenceli geçen gecede derneğe destek ve katkı verenlere de dernek yönetimi tarafından şükran plaketleri takdim edildi.
Destek ve katkılarından dolayı dernek yönetimi tarafından plaket taktim edilenler;
Emekli General Doç. Dr. Naim Babüroğlu, Prf. Dr. Kıvanç Ulusoy, Prf. Dr. M. Burcu Irmak Yazıcıoğlu, Muammer Çakıral, Mümtaz İster, Abdullah Kara, Mücahhit Pekmezci, Mediha Akbal, Celal Kılınç, Ömer Alıç, Nur Sürmelioğlu ve Ahmet Satılmış.

“Değerli misafirlerimiz,sevgili hataylı hemşehrilerimiz;
Hepinizi Antakya Kültürünü Tanıtma ,Yaşatma ve Yardımlaşma Derneği olarak saygı ve sevgi ile selamlıyor,hoşgeldiniz diyorum.
Bizler Derneğimizi 15 Haziran 2017 tarihinde kurduk.Amacımız istanbuldaki Hataylı hemşehrilerimizi bir araya getirmek,tanışmak,ortak kültürümüzü bu metropol şehirde yaşatmak,bir araya gelerek ihtiyaç duyulması halinde yardımlaşmak ve birbirimize destek olmaktır.
Hatay’ımızın çok kültürlü,farklı inançlara sahip ve insan merkezli yaşam anlayışını yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla düzenlediğimiz etkinliğimiz, bir kez daha göstermiştir ki; bu toprakların ruhu birliktir, kardeşliktir ve dayanışmadır.
Biz Hataylılar arasında,çok ciddi ve güçlü bir hataylılık bağı var dır.Bizim bir araya gelmemiz,ortak kültürel faaliyetlerimizi yapmamız bizim için çok önemlidir.Bunun için dernekler bir araya gelmek,tanışmak ve kaynaşmak için çok önemlidir. Tüm hemşehrilerimizi derneğimize sahip çıkmaya,tüm faaliyetlerimize sürekli olarak katılmaya davet ediyorum.
Hepimizin malumu ,6 şubat 2023 te çok büyük bir felaket yaşadık. 11 ayrı ilde ve en ağır şekilde Hatay ‘da yaşanan bu asrın felaketinde yaşamını yitiren vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet,yaralılara acil şifalar diliyorum.Kalanlara da sağlık ve selamet diliyorum.
Deprem felaketinin hemen akabinde, başta İstanbul büyükşehir belediyesi,Beylikdüzü belediyesi olmak üzere ,bir çok sivil toplum kuruluşu,cem evi,cem vakfı ve hayırsever aracılığıyla hatay a yardımlar ulaştırıldı.destek veren,katkı sunan ,bu süreçte emeği geçen herkese binlerce teşekkür ediyoruz,Allah bin defa razı olsun.
Antakya kültürünü tanıtma ,yaşatma ve yardımlaşma derneği olarak,biliyoruz ki dayanışma yaşatır,bu felaketlerden ancak dayanışma,birlik ve beraberlik içinde gayret ederek kurtulabilecez.
Birlikten kuvvet doğar,ama o kuvvet kendiliğinden oluşmaz.İstanbul da Hataylıların varlığını hissettirmek yanyana durmayı seçenlerin emeğiyle mümkündür.
Bu dayanışma gecesi “ben olmazsam da olur “denilenecek bir an değildir.Her birimizin sorumluluk aldığı bir duruştur.Çünkü biz ancak birlikteyken güçlüyüz.sen yoksan sadece bir kişi eksilmez,birlik duygusu zayıflar,ve biliyoruz ki birlik zayıflar sa kuvvet te kaybolur.Dayanışma bilincinin oluşması için herkesin katkısı şarttır.
Bildiğiniz üzere,kendini-ailesini ve ülkesini en çok seven,görevini en iyi şekilde yapandır.Bizlerde Antakya Kültürünü Tanıtma-Yaşatma ve Yardımlaşma dernek yönetimi olarak ,imkanlar ölçüsünde en iyi şekilde görevimizi icra etmeye çalışıyoruz.
Bu arada,derneğimizin marka patent hakkını da aldık.Bu konuda bize desteğini esirgemeyen marka-patent şirket sahibi Deniz Önder beyefendi aramızda,kendisine destekleri için teşekkür ediyoruz.
Baktığımız zaman,ülkemiz şu an tam bir ateş çemberinin ortasında dır.gerek ekonomik ,gerekse siyasi anlamda dünya bir cadı kazanına dönüşmüş durumdadır.Birlik ve beraberlik şu anda her zamankinden çok daha önemli,farklılıkların değil,müşterek kazanımların ön plana çıkması hayati önem taşımaktadır.Birlik ve beraberlik, bizlerin bu felaketlerden en az zararla kurtulup huzura ve esenliğe kavuşmamız için en büyük silahımız olacaktır.
Bizim inancımız, mantık ve ahlak temelleri üzerine kuruludur. Bir insan hangi dine veya mezhebe mensup olursa olsun, yeter ki mantığı ile düşünebilsin, yorum yapabilsin ve muhakeme yeteneğine sahip olsun. İnsan olmanın temel ölçütü; kötülükten, iftiradan ve haramdan uzak durmak, her daim iyiliğe yönelmektir. İşte bu ortak değerler, hatay da olduğu gibi ,farklı inançları bir arada tutan en güçlü bağdır.
Bizler 14 ocak ta Hatay lıların her yıl geleneksel olarak kutladığı,Rumi takvime göre Ras el seni yani yılbaşı nı kutladık. Bu gün Hz.Musa nın zulümden kurtuluşunu sembolik olarak hatırlatan bir “yeniden başlangıç” fikriyle ilişkilendirilir. Bu ilişki tarihsel bir gün iddiası değil ahlaki ve inançsal bir temsildir.
Normalde bu gün Hatay’da tam bir kutlama havasında ,çeşit çeşit yemeklerin yapıldığı,büyük sofralarda hep beraber yemeklerin yendiği,büyüklerin saygı ve hürmetle ziyaret edildiği tam bir şenlik içinde geçerdi.Her ne kadar ,hatay da kutlamadan söz edemeyecek olsak da,buruk bir şekilde bu adetlerimizi,kültürümüzü İstanbul da da anmak ve devam ettirmek istedik.Katılım sağlayan tüm misafirlerimize , dostlarımıza hemşehrilerimize teşekkür eder,nice sağlıklı,huzurlu ve mutlu yıllar diliyorum.
Bu gecemize teşrif eden,destek veren ,katılımıyla onurlandıran değerli dostlarımız var.
Bu arada,derneğimizin faaliyetleri için uğraşırken,bu güzel birlkteliği sağlamak için maalesef bazen evi ihmal etmek durumunda kalıyorum.Öncelikle eşim Selen Kara ve çocuklarıma,iş hayatında abilerime Abdullah kara ve Süleyman kara ya hoşgörülerinden dolayı teşekkür ediyorum.
Ve aramızda bulunan tüm dostlarımıza,hemşehrilerimize tekrardan hoşgeldınız diyor,sağlık-mutluluk ve esenlikler dilerim.
Nice güzel etkinliklerde, aynı yürekle, aynı umutla buluşmak dileğiyle…
Dayanışma Yaşatır. Birlik beraberlik ve dayanışmamız daim olsun.”













































