Yazar: Bahri Polat
NELER OLUYOR HAYATTA Gündemin bir yanında Papa’nın Türkiye ziyareti var. Bana sorarsanız, diplomasi zemininde yanlış değil.Devletler, büyük resme bakar; diyalog ve temas her zaman bir kapı aralar. Bu ziyaret de öyle okunmalı. Tam da bu noktada hayatın içinden bir gerçeği hatırlarım… Kurucu Rektörün başdanışmanıydım. Merkez kampüs arayışımız sürüyordu. Bana göre çok doğru, çok stratejik bir bölge belirlemiştim. Dönemin Belediye Başkanı Sefa Sirmen de sahaya sıcak bakıyordu; ancak alt kadro nedense işi ağırdan alıyordu. Uzun uğraşlardan sonra, bir gün saat 20.00 sularında biten toplantıda yer seçimi nihayet netleşti. Ertesi gün öğleden sonra basınla birlikte duyuru yapılacaktı. Ama ertesi sabah, ne olduysa…
İskenderun Belediyesi Engelliler basket takımı ile maç yapmak üzere İskenderun’a gelen Fenerbahçe Engelliler Basket kadın takımını kaldıkları Ramada otelinde ziyaret eden İskenderun Fenerbahçeli’ler Derneği başkanı Mustafa Düzen ve yönetim kurulu üyeleri takımlarına takdim ettikleri çiçeklerle hoş geldin diyerek hem yalnız bırakmadılar hem de başarı dileğinde bulundular. İskenderun Fenerbahçeli’ler Derneği başkanı Mustafa Düzen, konuyla ilgili olarak, ” Tekerlekli sandalye takımımız İskenderun Belediyesi tekerlekli sandalye takımıyla maç yapmak üzere İskenderun’a geldiler Ramada Otel’de kaldılar biz de yönetim olarak her iki takımın kadın sporcularına maç öncesi İskenderun Fenerbahçeliler derneği olarak çiçek takdim ettik” dedi.Başkan Düzen, maç öncesi de tekrar ziyaret ettiği Fenerbahçe ile…
HAYATIN HER ALANINDA VARLIK GÖSTERMEYE DOKUNAN İSKENDERUNLU FENERLİ’LERDEN HASTALARA MORAL ZİYARETİ…
Hayatın her alanında sosyal sorumluluk ilkesiyle hareket eden İskenderunlu Fenerli’ler bu kez de hasta kardeşlere ziyarette bulunarak moral verdiler. İskenderun Fenerbahçeli’ler Derneği Başkanı Mustafa Düzen ve As başkan Ayhan Dik, beyin ameliyatı olacak 9 yaşındaki ikiz taraftarları Serebral Palsi hastası Pamela ve Muhammet Demir kardeşleri ziyaret ederek moral verirdiler. Başkan Düzen, Taksim Acıbadem Hastahanesi’nde beyin rahatsızlıkları nedeniyle kas ameliyatı olacak ikizlerle ailesine acil şifalar dileyerek ziyaret ettikleri Fenerbahçe taraftarı çocuklara formalar hediye ederek gönüllerini fethederken önemli ve örnek bir sosyal sorumluğa da imza atmış oldular.
İskenderun Fenerbahçeli’ler Derneği, Belen’deki Yavuz Sultan Selim Ortaokuluna bağışladığı elektirikli sobalarla sınıfları ısıtarak öğrencilerin üşümesini engellerken, öğrenciler de Fenerli’lere “En Büyük Fener” sloganıyla jest yaparak destek verdiler.İskenderun Fenerbahçeliler Derneği, sosyal sorumluluk projelerine bir yenisini daha ekleyerek eğitime olan desteğini öğrencileri soğuktan korumaya yönelik soba bağışıyla desteğini sürdürdü. İskenderun Fenerbahçeli’ler Derneği yönetimi, Belen’deki Yavuz Sultan Selim Ortaokulu öğrencilerinin kış gününde soğuk sınıflarda ders yaptığını öğrencince harekete geçerek okulda bulunan 13 sınıfı elektirikli sobalarla donatarak sınıfların ısınmasına destek verdi. Okulda düzenlenen teslim törenine, Belen İlçe Milli Eğitim Müdürü Erdal Ayvazoğlu, Okul Müdürü Metin Türkmenoğlu, İskenderun Fenerbahçeliler Derneği Başkanı Mustafa Düzen, dernek yöneticileri…
FİLM FESTİVALLERİ Bir şehrin kaderi bazen büyük projelerle, bazen de sessiz bir kültür etkinliğiyle değişir.Film festivalleri de işte tam bu nedenle kıymetlidir:Bir şehrin ışıklarını sadece gecenin karanlığında değil, insanların yüreğinde yakarlar. Antakya’da da olan tam buydu.Daha geçen yıl acıyı bir çocuğun yüzündeki tozdan, bir annenin suskunluğundan, bir mahallenin boşluğundan okuduğumuz o şehir…Şimdi sinemanın ışığında yeniden adım adım doğruluyor.Bir festivalin afişi bazen en sağlam kolon kadar umut taşır.Bir film perdesi, bazen bir şehrin üzerine çöken enkaz kadar ağır bir duyguyu kaldırır. Antakya, dün sadece bir festival düzenlemedi.“Ben yeniden doğuyorum” dedi.Her salon dolduğunda, her film gösterildiğinde, her alkış yükseldiğinde bu şehrin küllerinden…
YAĞ SATARIM, BAL SATARIM; USTAM ÖLMÜŞ BEN SATARIM Bazı başlıklar, bir memleket hikâyesinin kısa özeti gibidir.“Yağ satarım bal satarım, ustam ölmüş ben satarım” da tam böyle bir cümle…Bir yandan ekmeğin derdini, diğer yandan ustalığın kayboluşunu anlatır. Adıyaman Organize Sanayi Bölgesi’ne adım attığınızda bu cümle, bir çocuk tekerlemesinden çıkar; bir şehrin iç sızısına dönüşür.203 fabrikanın faal olduğu OSB, deprem öncesi 24 bin emekçinin alın teriyle ayaktaydı. Bugün sayı 16 bin civarında.Bu fark, sadece istihdamın değil; bir şehrin nefesinin eksildiğini gösteriyor. Deprem sonrası Adıyaman’dan Kocaeli’ye göç edenlerin sayısı 7 bini aşmış.Ve en çarpıcı gerçek şu: Gidenlerin büyük kısmı geri dönmemiş, dönmüyor.Bir şehir…
Aynı Şehirde Doğanların Paylaşılmış Ekmeğindeki Huzur!.. İnanç Hassasiyeti, Günlük Nezaket ve Dijital Ortamların Yeni Dili ; “Aynı şehirde doğmanın kardeşliğine bir selamdır.” Cuma günleri Türkiye’nin, hatta dünyanın neresinde olursanız olun… Telefon ekranına düşen ilk bildirimlerden biri “Hayırlı Cumalar” olur. Bu artık bir ritüeldir; bir selam, bir hatırlanma, bir gönül yoklamasıdır. Ama Mardin’i bilen bilir… Hatay’ı, Antakya’yı bilen çok daha iyi bilir. Benzer pek çok kentimiz var… Aynı sokaklarda büyümüş, aynı ekmeği bölüşmüş, gerektiğinde ekmek-soğanla bile yetinmiş, farklı inançlardan ama aynı şehrin yükünü omuzlamış insanlar vardır buralarda. Yıllar geçer, şehirler değişir, ülkeler değişir… Ama WhatsApp gruplarında hâlâ yan yanadır o çocukluğun…
NEDEN ARTIK ” necmi cemal “. Yazı insana bazen yeni bir sorumluluk yükler.Yıllardır şehirleri, insanları, eksikleri ve imkanları anlattım; 420 belediyede dolaşırken de aynı şeyi gördüm: Söylenen sözün bir karşılığı olmalı. Söylenen söz, sadece eleştirmek için değil, bir yol göstermek için var olmalı. Bu yüzden bugünden itibaren köşe yazılarımı “necmi cemal” imzasıyla sürdüreceğim. “necmi cemal”, Arapça kökenli bir tanımdır ve “en parlak yıldız” anlamına gelir.Bu anlamı iddia olsun diye taşımıyorum;ama bir şehrin, bir toplumun, bir insanın yoluna küçük de olsa ışık tutabilen bir kaleme yakıştığını düşünüyorum. Bu değişiklik, bir isim değişikliği değildir.Bu, yazının yükünü biraz daha omuzlamak,sözü biraz daha sorumlulukla…
Hatay Medeniyetler Federasyonu’nun organizasyonuyla Beylikdüzü Belediyesi, Beylikdüzü ve Avcılar Lions Kulübü ile Beylikdüzü Kent Konseyi’nin destekleriyle düzenlediği etkinlikte; Hataylı tarihçi-yazar, yaygın Tv kanallarının yorumcusu, emekli general Naim Babüroğlu Atatürk ve Cumhuriyetin nasıl kurulduğunu anlattı. Hatay Medeniyetler Federasyonu’nun genel başkan vekili Erdal Sahillioğlu öncülüğünde ve yönetim kurulu üyelerinin desteğiyle, Beylikdüzü Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi Trakya Salonu’nda 23 Kasım 2025 pazar günü düzenlenen etkinliğin açılışını federasyon yönetim kurulu üyelerinden Av. Seher Okşar Kadırga yaptı. Kadırga, ‘Atatürk ve Cumhuriyet’ söyleşisinin önemine dikkat çekerek Atatürk ve Cumhuriyetin Hatay ve Türkiye için ne kadar önemli olduğunu bunu da en iyi şekilde Naim Babüroğlu’nun anlattığını…
Belen Belediye Başkanı İbrahim Gül annesi Sabahat Gül (Bayraktar) ı kaybetmenin acısını yaşıyor. Anne Sabahat’ın cenazesi 24 Kasım Pazartesi günü Belen Tosyalı Camii’nde öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından İskenderun Çankaya Mezarlığı’nda gözyaşları arasında toprağa verildi. Cenazeye Hatay Valisi Mustafa Masatlı olmak üzere, atanmış ve seçilmişlerin yanısıra sisayet ve iş dünyasından çok sayıda önemli kişiler katılarak başkan Gül’ün acısını paylaştılar. Annesini kaybetmenin acısı içindeki başkan İbrahim Gül duygularını, “Ömrümün en büyük dua kaynağı, her zaman arkamda duran gölgesi, nefesim, huzurum olan canım annemi kaybettim.Bu acı tarif edilemez, kelimelere sığmaz… Rabbim rahmetiyle kuşatsın…Mekânı cennet olsun.” sözleriyle ifade etti. Başkan İbrahim…