Yazar: Bahri Polat
Dünyanın en iyi 100 tatlısı açıklandı! Antakya’nın Künefesi dünyanın en iyi tatlısı olarak tescillendi. Dünyaca ünlü gastronomi platformu Taste Atlas, kullanıcı yorumları ve eleştirmen puanlarına göre dünyanın en iyi 100 tatlısını açıkladı. Listede Türk mutfağının eşsiz lezzetleri öne çıktı. İlk 10’a 3 Türk tatlısı girdi. İşte Dünyanın en iyi tatlıları… Dünyaca ünlü gastronomi platformu Taste Atlas, dünyanın en iyi 100 tatlısını açıkladı. Hazırlanan listede Türk mutfağı büyük başarıya imza attı. Antakya künefesi dünyanın en iyi tatlısı seçilirken, Gaziantep baklavası ve fıstıklı sarma da ilk 10’a girerek Türkiye’yi zirveye taşıdı. TATLIDA ZİRVE;ANTAKYA KÜNEFESİ Listenin birincisi, lezzeti ve ustalığıyla dünya çapında ün kazanan Antakya Künefesi…
YERLİ MALI HAFTASI ’na TARIMDAN BAKMAK Yerli Malı Haftası çoğu zaman okullarda hazırlanan sembolik etkinliklerle hatırlanır. Oysa mesele, takvimde işaretlenen birkaç günden ibaret değildir. Özellikle tarım söz konusu olduğunda yerli malı; bir şehrin kendi kendine yetebilme kapasitesinin, krizlere karşı dayanıklılığının ve geleceğini planlama becerisinin göstergesidir. Bu yönüyle tarım, sessiz ama en stratejik belediyecilik alanlarından biridir. Bugün şehir yönetiminde esas soru şudur: Bir kent, gıdasını ne kadar yakından, ne kadar planlı ve ne kadar akıllı üretebiliyor? Tarım artık yalnızca kırsalın meselesi değildir. Doğru ele alındığında tarım; şehir ekonomisini besleyen, istihdam yaratan ve sosyal dengeyi koruyan güçlü bir yerel araçtır. Bu alanı…
YOK ÖYLE YAĞMA HASAN’IN BÖREĞİ…! Karamürsel’de yıllar önce, sabahın çok erken bir saatinde yaşlı bir amca dükkânın önünde bekliyordu.Börek daha fırından yeni çıkmıştı. Usta şaşırıp sordu:“Amca, bu saatte niye geldin?” Yaşlı adam gözlüğünü düzeltti, hafifçe gülümsedi:“Evladım,” dedi, “Ben böreği yemeye değil, bu kokuyu duymaya geliyorum. Bu koku gençliğimi, komşularımı, kaybolan mahallemi hatırlatıyor.” İşte şehir dediğimiz şey de bazen böyle başlar.Bir koku…Bir ses…Bir dükkân önü sohbeti… Şehir, sadece betonla değil; hatırlananlarla kurulur. Kültür dediğimiz şey bazen bir tadın etrafında büyür.Bir börek…Bir yoğurt…Bir simit…Ama asıl büyüyen, o tadın etrafında şekillenen şehir hayatıdır. Karamürsel’in Yağma Hasan Böreği, bu yüzden yalnızca bir lezzet değil;Bir…
KRAL KAYBETMEMELİ Bazen bir ülkeyi anlatmak için büyük laflara gerek yoktur;bir gerçeği hatırlatmak yeterlidir:Cevherini kaybeden kaybeder. Türkiye uzun süredir şunu yaşıyor:Bilim insanlarını, sanatçılarını, nitelikli bürokratlarını ve gençlerini rekabetçi ülkeler kapmak için sıraya giriyor.Onlarsa çoğu zaman burada görmek istediğimiz ilgiyi, güveni, motivasyonu başka yerlerde buluyor. Oysa bu toprakların yetiştirdiği çok özel insanlar var.Mesela Berlin Teknik Üniversitesi’ne rektör seçilen Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu…Evet, Türkiye’de yıllarca bilim üretmiş bir akademisyen, yıllarca emek verdiği ülkeden değil;dünyanın önemli bilim merkezlerinden birinden takdir görüyor, davet alıyor. Yine işinin ehli, liyakatiyle öne çıkan bürokratlarımız var.Örneğin Kocaeli İl Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu…Şehre dokunan, insanla sıcak bağ kuran, temsil gücü…
5. Haliç Goldenhorn Uluslararası Film Festivali’nde Ödüller Sahiplerini Buldu İstanbul Aydın Üniversitesi İletişim Fakültesi iş birliğiyle, Fotofilm Kültür Sanat tarafından düzenlenen 5. Haliç Goldenhorn Uluslararası Film Festivali, 10–12 Aralık 2025 tarihleri arasında İstanbul’da başarıyla gerçekleştirildi. Festival, dünyanın farklı ülkelerinden yeni nesil film yapımcılarını bir araya getirerek sinemaya yeni bir soluk kazandırdı. Festivalin ödül töreni, İstanbul Aydın Üniversitesi T Blok Mor Salon’da düzenlendi. Törenin sunuculuğunu üniversite öğrencileri Arzu Selçuk ve Abdullah Oğuz Yazıcı üstlendi. Ödül törenine; İstanbul Aydın Üniversitesi Rektörü – Prof.Dr. İbrahim Hakkı Aydın, Rektör Yardımcısı – Prof. Dr. Füsun Terzioğlu, Güzel Sanatlar Fakültesi – Dekanı Prof. Arif Can Güngör, İletişim Fakültesi Dekan V – Prof. Dr. Aybike Serttaş,…
MÜŞTERİ DAİMA HAKLIDIR Çok heyecanlıydım.İlkokula başlayacaktım. Ablamın önlüğü bana uyarlanmıştı.Sözde bana yeni önlük siparişi verilmişti ama terzi yetiştirememişti. O yüzden, biraz büyük, biraz bol ama benim için dünyadaki en kıymetli giysiyle çıktım okula. Evimizle okul karşılıklıydı.Normalde 15 küçük adımda sınıfıma ulaşabilirdim.Ama idareci girişi…O yüzden 42 adım yürümem gerekiyordu. Olsun. Okulumu da çok sevmiştim, Çankırılı ilkokul öğretmenimi de.Sabahtan öğlene kadar yaşadıklarımın her anı heyecan doluydu. Öğlen eve geldiğimde annem, her zamanki güzel yemeklerinden daha özenlisini yapmıştı. Yerken durmadan anlatıyordum; sınıfı, sıramı, öğretmenimi…Önlüğümü çıkarmak istemiyordum. Hatta onunla yatmak bile geçiyordu aklımdan. Yemekten sonra annem önlüğümü çıkardı, ütüledi; ertesi güne hazır olsun diye.Sonra…
ŞEHRİN GELECEĞİNE DAİR BİR FOTOĞRAF: TAKE OFF 2025 Adaylık atmosferini sezdiren yerel yönetim vizyonu Türkiye’de teknoloji ekosistemi büyüyor; fakat bazı etkinlikler vardır ki sadece ürünleri değil, şehirlerin geleceğini gözler önüne serer.10–11 Aralık 2025 Take Off Fuar ve Konferansı da tam olarak böyle bir organizasyondu. Sadece iki holden oluşmasına rağmen, ben bu fuarda şehrin yarınına dair çok güçlü bir fotoğraf gördüm.Bir belediyenin, bir şehrin, bir ülkenin hangi vizyonla ilerlemesi gerektiğine dair berrak bir çerçeve… Çok fuara giderim; çoğu zaman dev metrekarelerin içinde kaybolurum.Ama Take Off’ta kaybolmadım; aksine şehrin stratejik rotasını daha net gördüm. KAMUNUN DİJİTAL VİZYONUNA DAİR ALGI DEĞİŞİYOR Türkiye’de sıkça…
ŞEHRİNİ DÜZENLERKEN, İNSANINI KIRMA… Şehirler sadece yolları, kaldırımları, meydanlarıyla var olmaz.Bir şehrin asıl kimliği; insanıyla, esnafıyla, sokak kültürüyle, yaşama tutunma çabasıyla şekillenir. Bugün birçok şehirde benzer uygulamalar görüyoruz:Kaldırımlar düzenleniyor, yayaların geçişi için alan açılıyor, işgaller azaltılıyor…Bunların hepsi, modern şehircilik gereğidir.Kimse buna itiraz etmez. Ama şehircilik yalnızca fiziksel düzen değildir.Şehircilik aynı zamanda duygu yönetimi, toplumsal hafıza, sosyal denge, piyasa hassasiyeti, kırılgan grupları gözetme ve kriz sonrası iyileştirme işidir. Doğru uygulama, ancak doğru yöntemle anlam bulur.Aksi hâlde iyi niyetli bir düzenleme bilebir şehrin sosyal dokusunda istenmeyen yarıklar açabilir. KIRILGAN DÖNEMDE ESNAFA SERTLİK, ŞEHİR AKLIYLA ÇELİŞİR Deprem sonrası toparlanmaya çalışan şehirlerde bu incelik…
İstanbul Aydın Üniversitesi İletişim Fakültesi iş birliğiyle, Fotofilm Kültür Sanat tarafından düzenlenen 5. Haliç Goldenhorn Uluslararası Film Festivali, dünyanın farklı ülkelerinden yeni nesil film yapımcılarını İstanbul’da buluşturan ve sinema alanına yeni bir soluk kazandıran önemli bir etkinlik olarak 10–12 Aralık 2025 tarihleri arasında gerçekleştiriliyor. Festivalin yarışma bölümünde, 35 ülkeden gelen filmler arasından oluşturulan seçkide Uzun Metraj, Belgesel, Öğrenci Filmleri, Animasyon ve Deneysel kategorilerinde toplam 44 film AltınBoynuz Ödülü için yarışacak. Tüm etkinlikler, İstanbul Aydın Üniversitesi’nde halka açık ve ücretsiz olarak yapılacak. Ödül Töreni, 12 Aralık 2025 tarihinde saat 13.00’te T Blok Mor Salon’da gerçekleştirilecek. Atölye & Workshop Programı 10 Aralık Çarşamba – Uygulamalı TV Stüdyosu 11 Aralık Perşembe – Uygulamalı TV Stüdyosu Jüriler Uzun…
NECMİ HOCA,SEN ÇATAK’I GÖRDÜN MÜ..? “81 ili gördüm” dediğim bir paylaşımın ardından bir okur şöyle yazdı: “Türkiye sadece illerden ibaret değil.” Çok doğru…Bu ülkenin her ili başka bir dünya; her ilçesi farklı bir nefes; hatta bazı mahalleleri bile bambaşka bir kültür taşır. Mesela Hatay’ın Kırıkhan ilçesindeki 61 mahallesi…Adı bile Karadeniz’i çağrıştırır.Karadeniz’den gelenlerin yoğunluğu nedeniyle sokaklarında gezdiğinizde kendinizi zaman zaman Trabzon’un bir mahallesinde hissedersiniz. İşte Türkiye’nin zenginliği tam da burada başlar. Yıllardır 420’ye yakın ilçe ve beldede Akıllı Şehirler ve Yangın Güvenliği üzerine sahaya inerek çalıştım.Bu çeşitliliği her defasında tekrar tekrar gördüm. Mesela Yozgat Bahadın…Türkiye’de örneğini pek görmediğimiz, çok değerli bir…