Antakya Kültürünü Tanıtma, Yaşatma ve Yardımlaşma Derneği, 7 bin yıllık geleneği derneğin geleneği haline getirerek bu yıl düzenlenen Rasel-Seni etkinliğini bu yıl da 8. sini düzenleyerek Hataylı’ları bir araya getirerek dayanışma örneği sergileyecek.
17 Ocak 2026 Cumartesi günü 18,00-23,00 saatleri arasında Çağlayan’daki Salon Figaro’da gerçekleştirilecek etkinlik gecesinde Hatay mutfağından lezzetler ikram edilecek, seçkin sanatçıların seslendireceği birbirinden güzel müzik ve dans eşliğinde hem eğlenece, hem Hatay mutfağına olan özlem giderme fırsatı verirken hem de Hatay türküleriyle doyasıya eğlenilecek.
Tüm Hataylı’ları bu anlamlı geceye katılmaya çağıran Antakya Derneği Başkanı Ahmet Kara, “Dayanışma içinde, bir arada olacağımız gecemize herkesi davet ediyoruz. Lütfen çevrenizdekileri de haberdar edin; çünkü birlikte daha güçlü olacağız.
Gönlümüzce eğlenelim, tanışalım ve bu gecede başlayan iletişimlerimizi devam ettirelim.
İşverenlerimizin kartvizitlerini yanlarında getirmelerini rica ederiz. Çünkü kendilerini ve iş alanlarını tanıtma fırtat ortamı olacak.”

Etkinlikle ilgili haber sitemize konuşan Antakya Kültürünü Tanıtma, Yaşatma ve Yardımlaşma Derneği başkanı Ahmet Kara şöyle dedi:
‘Biz olmak’”’, yalnızca bir arada bulunmak değil; aynı hedefe, aynı sorumluluk bilincine ve ortak bir geleceğe birlikte yürüyebilme iradesidir. Gerçek anlamda “biz”, bireylerin kendi sınırlarını aşarak ortak faydayı merkeze aldığı noktada ortaya çıkar. Bu, benliğin silinmesi değil; aksine benliğin, daha büyük bir bütün içinde anlam kazanmasıdır. Çünkü insan, tek başına güçlü olabilir; ancak birlikteyken kalıcı ve dönüştürücü bir güç haline gelir.
Ortak hareket etme kabiliyeti, güvenle başlar. Güvenin olduğu yerde iletişim güçlenir, farklılıklar çatışma nedeni olmaktan çıkar ve zenginliğe dönüşür. Her bireyin katkısının değerli olduğunu bilmek, sorumluluğu paylaşmayı ve inisiyatif almayı mümkün kılar. Böyle bir ortamda başarı, tek bir kişinin omuzlarında yükselmez; herkesin emeğiyle şekillenir. “Biz” diyebilen topluluklar, kriz anlarında dağılmak yerine kenetlenir, belirsizlik karşısında yönünü kaybetmek yerine ortak aklı devreye sokar.
Günümüz dünyasında sürdürülebilir başarı, ancak birlikte düşünme ve birlikte hareket etme becerisiyle mümkündür. Ortak hedefler etrafında birleşebilen yapılar, yalnızca sonuç üretmez; aynı zamanda aidiyet, dayanışma ve anlam da üretir. İşte bu nedenle “biz olmak”, bir tercih değil, geleceği inşa etmenin en güçlü yoludur. Birlik beraberlik ve dayanışmamız daim olsun.

Birbirimizi tanıyalım; nerede yaşadığımızı, ne iş yaptığımızı bilelim. Dayanışmayı sadece sözde değil, hayatın içinde yaşayalım. Alışverişte, işte, dostlukta ve sosyal hayatta birbirimize omuz verelim.
Her etkinliğimizde; tanışmaya, kaynaşmaya, güvenmeye ve birlikte güçlenmeye bir zemin hazırlıyoruz. Çünkü biliyoruz ki Antakya kültürü paylaşınca yaşar, dayanışmayla büyür.”

