HACI BEKTAŞ-İ VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI SİLİVRİ ŞUBESİ TARAFINDAN SİLİVRİ CEMEVİ’NDE ‘ADALET VE KARDEŞLİK’ DUYGULARIYLA DÜZENLENEN AŞURE ETKİNLİĞİ ATANMIŞ, SEÇİLMİŞ, STK ve HALKIN YOĞUN İLGİSİYLE COŞKULU GEÇTİ…

Hacı Bektaş-ı Veli Anadolu Kültür Vakfı Silivri Şubesi tarafından Silivri Cemevi’nde düzenlenen ‘Aşure Günü’ etkinliği yoğun ilgi ve katılımla coşkulu geçerken dev kazanlarda ‘Adalet ve Kardeşlik’ için kaynatılan geleneksel aşureler yenildi, dostluk, kardeşlik ve adaletle hemşehricilik üzerine koyu sohbet ortamları yaşandı.

Başkanlığını Silivri’nin siyaset ve iş dünyasının sevilen ismi Silivri Belediyesi meclisi eski üyelerinden Hataylı hemşehrimiz Süheyl Kırkıcı’nın yaptığı Hacı Bektaş-i Veli Anadolu Kültür Vakfı Silivri Şubesi tarafından Hacı Bektaş-ı Veli’nin “Elin açık, gönlün açık, sofran açık olsun. Ayıpları ört, sırları tut, öfkeni de yut” deyişinin sloganıyla düzenlenen Aşure Gün’ü yoğun ilgi ve katılımla coşkulu geçti.
MÜZİK VE SEMAH GÖSTERİLİ GÖRKENLİ BAŞLANGIÇ…
Hacı Bektaş-ı Veli Anadolu Kültür Vakfı Silivri Şube binasının bahçesinde, Silivri Kaymakamı, Silivri Belediye Başkanı, siyasi parti temsilcileri, belediye meclis üyeleri ve Sivil Toplum Kuruluşları temsilcileri, İstanbul’da faliyet gösteren çok sayıda Hataylı dernek yönetici ve temsilcilerinin yanısıra çoğunluğu Hataylı’lardan oluşan büyük bir halk kitlesi katıldı.
Yoğun ilgiyle çok sayıda vatandaşın katılımıyla Cemevi bahçesini dolduran vatandaşlara ……… tarafından çaldığı saz eşliğinde söylerken düşündürerek duygulandıran ezgi ve türkülerle adeta müzik ziyafeti yaşandı.


Müzik ziyafetinin ardından Cemevi’nin Semah Ekibi Alevi ve Bektaşiler tarafından inançları gereği cemlerde icra edilen semah, hizmet sahipleri olan zakirlerin çaldığı saz eşliğinde söylenen sözler ve müziğin ritmine uyarak yapılan mistik ve estetik hareketlerden oluşan semah oyunları katılımcıları büyüledi.

Çalınan müzik ve semah gösterisinin ardından kürsüye çıkan Hacı Bektaş-ı Veli Anadolu Kültür Vakfı Silivri Şubesi Süheyl Kırkıcı, günün anlam ve önemini ifade eden bir konuşma yaptı.
Bu yılki etkinlikte aşure kazanlarını, Adalet ve Kardeşlik için kaynattıklarını belirten başkan Süheyl Kırkıcı, konuşmasında; birlik, eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğüne vurgu yaparak bugün Ortadoğu’da yaşananlara dikkat çekerek konuşmasını şöyle sürdürdü:
SADECE GELENEĞİ YAŞATMAK DEĞİL, MAZLUMDAN, EMEKTEN ve HAKİKATTEN YANA OLMANIN ÇAĞRISINI BİR KEZ DAHA DUYURMAK İÇİN BİR ARADAYIZ…
Değerli canlar, kıymetli dostlar;
Bugün burada bir araya gelişimiz, sadece bir geleneği yaşatmak değil; tarih boyunca mazlumdan, doğrudan, emekten ve hakikatten yana duran bir inancın diriliğini ve çağrısını bir kez daha duyurmaktır. Hoş geldiniz.
AŞURE YEMEK DEĞİL, PAYLAŞMANIN DAYANIŞMANIN ADIDIR…
Aşure Günü, bizim için yalnızca bir matem yasının sonunda yenilen yemek değildir. Aynı zamanda paylaşmanın, birlikte yaşamanın, rızalıkla bölüşmenin, dayanışmanın adıdır.
Aşure kazanı kaynadığında, o kazanda yalnızca buğday, nohut, fasulye değil; dostluk, barış, eşitlik ve birlikte yaşama iradesi de pişer. Karanlık tan aydınlığa yönelmenin, yası ,hüznü geride bırakıp yenide başlanın hayata sıkı sıkı sarılmanın, vardan var olmanın, doğayla nem hal olmanın doğumudur.
AŞURE YEMEKTEN ZİYADE VİJDANNIN SINAVIDIR…
Bu lokma, Kerbela çölünden bugüne taşınan bir hakikat çağrısıdır. Zulme karşı direnmenin, rızasız hiçbir düzeni kabul etmemenin simgesidir. Bizler, bu geleneği yüzyıllardır sürdürürken bir şeyi hiç unutmadık: Aşure yalnızca bir yemek değil, bir vicdan sınavıdır.
Bugün Kerbela yalnızca tarih değildir. Onun gölgesi, Ortadoğu’nun dört bir yanında hala sürmektedir.
MEZHEPÇİLİĞİN HALKLARI BİRBİRİNE KIRDIRMASI, GAZZE SOYKIRIMI KERBELA’I ANIMSATIYOR…
Suriye’de Alevi köylerinde sivillerin katledilmesi, Irak’ta mezhepçi milislerin halkları birbirine kırdırması, Gazze’de açık bir soykırımın yaşanması, tüm vicdan sahiplerinin kalbine Kerbela’nın bir kez daha saplandığını göstermektedir.
ZULME KARŞI MAZLUMLARIN YANINDA OLMAK ALEVİLİĞİN ÖZÜDÜR…
Ancak bu acıların hiçbiri, başka halkların inancına ve varlığına yöneltilen şiddeti mazur gösteremez. Mazlumlar birbirine kırdırılamaz. Aleviliğin özü budur: Zulme karşı mazlumun yanında durmak, kimden gelirse gelsin zalimin karşısında durmaktır.
Aleviler bin yıllardır bu hakikatle kendilerini var ediyorlar. Devri daimle gelen yaşam döngüsünün yol sürücüleri olarak insanlığa mesajımız: Hiç kimsenin ünü, unvanı, mülk ve serveti , inancı cinsiyeti ne olursa olsun insanda biçimlenen varlığını eşit görev, eşit seven, eşit üreten , eşit paylaşan adalet yoludur. Riza şehridir. Canlı cansız her varlığı birleyip “hak” eyleyen kamili insan yoludur. İncinsen de incitme diyen ulu yoldur.
ÇATIŞMALARIN SONA ERDİRİLMESİ İLE UMULAR YEŞERİRKEN, GECE BAŞKINLARI İLE GÖZALTILARLA KAOSUN İÇİNE ÇEKİLMEYE ÇALIŞILMASINI ANLAMAKTA ZORLANDIĞIMIZ GÜNLERDEN GEÇİYORUZ…
Ülkemizde 50 yılı aşkın bir süredir devam eden silahlı çatışmaların sona erdirilmesi için bugün umut verici adımlar atılmaya çalışılırken, Alevi halkının büyük çoğunlukla oy vererek desteklediği belediye başkanları ve milletvekilleri, siyasi gerekçelerle görevlerinden, gece baskınlarıyla gözaltına alınıyorken, temel insan hak ve özgürlüklerine, ekmeğin her geçen gün küçüldüğü bir ortanda bir yandan umutlar yeşerirken, diğer yandan karanlık bir kaosun içine çekilmeye çalışılmasın da anlamaktan zorlandığımız zamanlardan geçiyoruz.
BARIŞ EŞİTLİK VE ADALETE OLAN TALEBİMİZİ YENİLİYORUZ…
Cem evlerinin ibadethane sayılmadığı, zorunlu din dersleriyle çocuklarımızın inançları yok sayıldığı, Alevi yurttaşların kamuda hâlâ ayrımcılığa uğradığı bir ülkede, Aşure sofralarına rızalıkla gelen her lokmanın, barış ve eşitliğimize adalete olan taleplerimizi yenilemek isteriz.
Toplumsal farklılıklarınız din, dil, cinsiyet ve siyasi tercihlerimizin birinin diğerine düşman olmadığı, baskı kurmadığı, zor yoluyla inkar ve asimilasyona uğramadığı barış ve kardeşlik beklemek suç mu?
ALEVİLİĞİN İÇİ BOŞALTILARAK YANDAŞLAŞTIRILMAYI DET EDİYORUZ…
Ne yazık ki, Alevi inancı Kültür Bakanlığına bağlı “ Alevi Beştaşi Kültür Başkanlığı adıyla kurulan devlet müdahalesi Aleviliği içi boşaltılarak yandaşlaştırmayı ret ediyoruz. Alilik yalnızca protokol sofralarına, yalnızca “hoşgörü” manşetlerine indirgeniyor. Kimileri, Alevi kurumlarını yalnızca seçimden seçime hatırlıyor. Ve bazı yöneticilerimiz de bu protokol ilişkilerinden siyasi ve ekonomik fayda sağlayarak bu düzenin parçası olmayı tercih ediyor. Oysa Alevilik, iktidarın gölgesinde değil; halkın içinde, emeğin ve hakikatin tarafında var olmuştur.
RIZA VE EŞİTLİK YOLU ALEVİLİK, ÖFKE DEĞİL ADALET İÇİN DİRENMEDİR…
Biz Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı olarak bir şeyi yüksek sesle ifade ediyoruz:
Alevilik, muhalif bir inançtır. Alevilik, rıza ve eşitlik yoldur. Alevilik, direniştir; ama öfke değil, adalet için direnendir.
Pir Sultan darağacında susmadı. Hallacı Mansur’dan, Seyyid Nesimi derisi yüzülürken “Enel Hak” dedi. Şeyh Bedreddin, ortaklaşa yaşam için kıyama kalktı. Bugün onların sözünü devam ettirmenin yolu; susmak değil, konuşmaktır. Boyun eğmek değil, dik durmaktır.
ÜLKEMİZDE BARIŞ İÇİNDE BİRLİKTE RIZALIKLA YAŞAMAK İSTİYORUZ…
Tarih bize bir ders verir: Zulme susarsan, lokman da boğazında düğümlenir. İnancına sahip çıkmazsan, aşuren de protokol yemeğine dönüşür.
Bugün bu Aşure kazanını kaynatırken, sadece tahıl değil; bir halkın eşit yurttaşlık talebini, rızalıkla yaşama arzusunu, adalet özlemini, barış içinde ortak bir gelecek inancını da pişirdik. Sizleri buna davet ettik. Hünkâr Bektaş Veli’nin dediği gibi “bir olmak diri olmak iri olmak için
Bir kez daha buradan haykıralım:
Biz eşit yurttaşlık istiyoruz!
Biz cem evimize saygı istiyoruz!
Biz herkesle birlikte inancımıza özgürlük istiyoruz!
Ve biz bu ülkede barış içinde, birlikte, rızalıkla yaşamak istiyoruz!
SOFRAMIZ SADECE PAYLAŞIM DEĞİL, HAKİKAT VE DAYANIŞMA SORFRASI…
Bugün bu Aşure Günü vesilesiyle, geçmişten aldığımız güçle, bugünü sorguluyor; yarına ışık tutuyoruz. Bu sofra yalnızca paylaşım değil, hakikat ve dayanışma sofrasıdır.
Ya hak, aşk ile…
Lokmamız helal, Sözümüz rıza, Yolumuz bir, Yüzümüz aktır.
Bu aşure lokması, Kerbela’dan Maraş’a, Sivas dan Çorum’a, Gazi’den Suruç’a, Gardan katliamından Gazi ye ve Gezi’ye bugüne Mazlumun ahına, Zalime karşı duruşa Destur ola.
İncitmeden, incinmeden Can olanların hizmeti kabul ola. Bu sofrada oturan canlar Hak ve adalete yakın, birbirine can ola.
Her dem dirlik, Her dem birlik, Her dem aşk ile… Rızalıkla…Aşk ile…Hakk ile…
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Silivri Şubesi olarak Lokmamızı paylaşmaya gelen burada bulunan bütün canlara teşekkür ederim.
Ayrıca aşure lokmamızın hak meydanına gelene kadar dayanışma gösteren, emeği geçen, lokmamızı paylaşan her canı ayrı ayrı kutluyor vakfımız adına selamlıyorum.
SİLİVRİ KAYMAKAMI TOLGA TOĞAN: KERBELA’DA ŞEHİT DÜŞENLER HEPİMİZİN ŞEHİDİ…

Programı başından sonuna kadar katılımıyla katılımcıların takdirini kazanan Silivri Kaymakamı Tolga Toğan, davet edildiği kürsüde yaptığı konuşmasında Alevi vatandaşların duygu ve düşüncelerine duyduğu saygıyı ifade ederken geçmişte Tokat Almus’ta görev yaptığı yerde de cemevi bulunduğunu hatırlatarak, “Bu kültüre yabancı değilim. Hazreti Hüseyin ve Kerbela’da şehit düşenler hepimizin şehididir” ifadelerini dile getiren Kaymakam Toğan, Aşure ayının birliğe ve kardeşliğe vesile olması temennisinde bulundu.
SİLİVRİ BELEDİYE BAŞKANI BORA BALCIOĞLU: AYRISIZ GAYRISIZ OLUNCA GÜÇLENİRİZ, PAYLAŞTIĞIMIZ LOKMALAR HAK KATINDA KABUL OLSUN…

Programın başlamasından bitimine kadar protokoldeki yerini alarak büyük destek veren Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu da yaptığı konuşmada, Aşure etkinliğinin önemine dikkat çekerek etkinliği düzenleyenlere teşekkür ederek şunları söyledi: Silivri Cemevi’nde canlarımızla bir araya geldik. Hep birlikte aynı sofrada aşure lokmamızı paylaştık. İnancımızdan kültürümüze biliyoruz ki; ayrımız, gayrımız olmayınca, bir olunca, birlikte olunca güçleniriz.
Paylaştıkça çoğalan bu birlik sofralarının daim olmasını diliyorum. Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Silivri Cemevi Başkanı Sayın Süheyl Kırkıcı’ya, yönetim kurulu üyelerine ve tüm canlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Paylaştığımız lokmalar Hak katında kabul olsun.
Aşurede nasıl çeşitlilik varsa, Silivri’de de aynı zenginlik var. Silivri, 81 ilden gelen insanın huzurla yaşadığı bir yerdir” dedi. Kimseyi ötekileştirmeden eşit hizmet anlayışıyla hareket ettiklerini vurgulayan Balcıoğlu, katılımcılara teşekkür etti.“
Hacı Bektaş-ı Veli Anadolu Kültür Vakfı Silivri Şubesi’nin Aşure etkinliğinde kaselere doldurularak dağıtılan aşureler yenilirken, “aşk ile, rızalıkla, hak ile” duaları edildi. Yoğun ilgiyle katılım gösteren vatandaşlar birlik ve dayanışma mesajları verdiler.
YOĞUN İLGİ VE KATILIM OLDU…






Hacı Bektaş-ı Veli Anadolu Kültür Vakfı Silivri Şubesi tarafından geleneksel Aşure Lokması Programı düzenlendi. Birlik, beraberlik ve hoşgörü mesajlarının ön plana çıktığı programa; Silivri Kaymakamı Tolga Toğan, Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, CHP İlçe Başkanı İbrahim Kömür, Silivri belediye meclis üyeleri, eski belediye başkanı Özcan Işıklar, CHP Silivri Kadın Kolları Başkanı Derya Ural Erdim, Silivri Kent konseyi başkanı Nursel Erel, AK Parti Silivri İlçe Başkanı Sami Barlas, Kadın kolları başkanı Fatma Karakoç Meto, İskenderun Derneği başkanı ve Hatay Medeniyetler Federasyonu genel sekreteri Asuman Süar, Hassa Derneği başkanı Cemil Durgun, Antakya Derneği başkan yardımcıları Sinan deştioğlu, Mümtaz İster ve başkan Ahmet Kara, İskenderun derneği yönetiminden Erdal Keleş, Siirtli’ler Derneği başkanı Sabahattin Karakoç, Hataylı emekli ağır ceza hakimi Halil Soğuksu, Hatay Medeniyetler Federasyonu organizasyondan sorumlu yönetim kurulu üyesi Mustafa Çağlar ve Amasya Derneği başkanı İsmail Aktaş, çoğu Hataylı’lar olmak üzere çok sayıda vatandaşlar katılarak birlik ve dayanışma mesajı verdiler.
Yurt dışında olması nedeniyle etkinliğe katılamayan Hatay Medeniyetler Federasyonu Genel başkanı Emre Rıdvanoğulları’nın mesajı federasyon genel sekreteri Asuman Süar tarafından iletildi.
STK TEMSİLCİLERİNE CEMEVİ GEZDİRİLDİ…
Hacı Bektaş-ı Veli Anadolu Kültür Vakfı Silivri Şube başkanı Süheyl Kırkıcı, katılımcı Sivil Toplum Örgütü başkan ve temsilcilerinin dikkatini ve beğenisini kazanan Silivri Cemevi gezdirildi. Başkan Kırkıcı ziyaretçilere Cemeviyle ilgili bilgilendirmede bulunarak şunları söyledi:
Binası çok amaçlı düzenlenen Cemevimiz 3000m2 lik arsa üzerinde yaklaşık 1000m2 oturumlu 2 kat ve ayrıca bağımsız ve 500m2 oturumlu Cem salonumuz var. Ayrıca yaklaşık 2000m2 bahçesi mevcuttur.
Bina bünyesinde; Cenaze hizmetleri, kurd akanları, eğitim amaçlı sınıflar ve konferans salonu ile 250 kişilik yemekhanemiz mevcuttur.


Cemevini gezerek başkan Süheyl Kırkıcı’dan bilgiler alan STK temsilcileri böylesine topluma yararlı bir eserin hizmete geçirilmesinde emeği geçen başta Hacı Bektaş-i Veli Derneği başkanı Süheyl Kırkıcı ve emeği geçenleri kutlayarak başarı dileğinde bulundular.
SÜHEYL KIRKICI KİMDİR? TANIYALIM…

1963 Yılında Antakya’da dünyaya gelen Süheyl Kırkıcı, ilk, orta ve lise öğrenimini Antakya’da tamamladıktan sonra üniversite öğrenimini; İstanbul Yıldız Üniversitesi Harita ve Kadastro Mühendisliğini bölümünde tamamladı.
Yaklaşık 40 yıldır Silivri’de yaşıyor ve Harita ve Kadarstro Mühendisliği mesleğini Silivri’deki ofisinde icra ediyor.
Topluma yayarlı bir birey olarak sosyal faliyetler açısından hareketli ve faal biri olarak Harita Mühendisleri Odası Silivri temsilciliğinin yanısıra Hacı Bektaş-i Veli Anadolu Kültür Vakfı-Cemevi başkanlığını yapıyor.
Silivri siyasetinde de önde gelen isimlerden biri olarak Silivri Belediyesinde CHP’den üç dönem Meclis Üyeliği de yaptı.
Dürüstlüğü, çalışkanlığı ve başarılarıyla 40 Yıldır yaşadığı Silivri’de siyaset ve iş hayatınının sevilen sayılan tanınmış bir kişiliğe sahip.
Evli ve 2 çocuk babası Süheyl Kırkıcı, Arapça biliyor.