ASİ-DER YÖNETİMİ YAKLAŞAN 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ DOLAYISIYLA YAPILAN AÇIKLAMADA; ÜLKEMİZ VE DÜNYA KADINLARININ TOPLUMDAKİ YERİ, ÖNEMİ VE YAŞADIKLARI SORUNLAR VE BU SORUNLARLA BAŞEDEBİLMEK İÇİN MÜCADELE GEREKLİLİĞİNİN ALTI ÇİZİLDİ
Yaklaşan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısyla yönetim kurulu adına bir açıklama yapan Antakya, Samandağ Ve İskenderun İlçeleri Kültür, Yardımlaşma, Dayanışma Ve Çevre Gönüllüleri Derneği (ASİ-DER) başkanı Selda Deniz, ASİDER olarak biz kadın olmanın başlı başına mücadele gerektirdiğinin bilincinde olduklarını bu bilinçle hareket ederek, bu mücadele yalnızca kadınların değil, insan onuruna yakışır bir yaşam isteyen herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirterek açıklamasında şöyle dedi:
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, kadınların eşitlik, özgürlük ve insanca yaşam mücadelesinin tarihsel simgesidir. Bu gün, yalnızca bir anma ya da kutlama değil; adalet, emek ve yaşam hakkı talebinin güçlü bir şekilde ifade edilmesini gerektiren bir gündür.

ASİDER olarak biz kadın olmanın başlı başına mücadele gerektirdiğinin bilincindeyiz. Bu mücadele, Hatay’da yaşanan deprem felaketiyle birlikte çok daha ağır ve çok daha görünür hâle gelmiştir. Afetin en yıkıcı sonuçlarıyla karşı karşıya kalan kadınlar; bir yandan kendi kayıplarıyla baş etmeye çalışırken, diğer yandan çocuklarını, ailelerini ve yaşamı yeniden kurmanın yükünü omuzlamışlardır. Afetler toplumsal eşitsizlikleri derinleştirmekte, en ağır bedeli ise kadınlar ödemektedir.
Kadın; hayatın taşıyıcısı, emeğin, sabrın, direncin adıdır. Onlar sevgiyi yoğuran, umudu ören, güneşi doğuranlardır. Sadece ülkemizde değil bütün dünyada, emeğini görünür kılmak, yaşam hakkını güvenceye almak, özgür ve onurlu bir yaşam sürmek için hep daha fazla çaba sarf etmek zorunda bırakılmıştır. Şiddet mağduru olmuş, yaşamları söndürülmüştür.
Kadınlar toplumun yapı taşlarıdır. Ancak özgür, özgüvenli, değer görerek yetişmiş bir kadın sonraki nesle örnek olarak sevgiyi, emeği, ahlakı, etiği aktarabilir. Yarınların adil, bilinçli, duyarlı toplumunu yaratmak, şiddetin değil, sevginin hakim kılınmasıyla, korku kültürü yerine dayanışmanın önceliklendirilmesiyle mümkündür.
Bizler, kültürümüzü yaşatmayı, dayanışmayı büyütmeyi ve çevre bilincini yaymayı amaç edinmiş bir dernek olarak biliyoruz ki; güçlü bir toplumun kurulması ancak güçlü kadınların çabasıyla, sorumluluk almasıyla sağlanabilir.
Kadına yönelik şiddetin, ayrımcılığın ve eşitsizliğin son bulduğu; kadınların yaşam hakkının güvence altına alındığı, emeklerinin görünür olduğu bir Hatay ve bir Türkiye mümkündür. Bu mücadele yalnızca kadınların değil, insan onuruna yakışır bir yaşam isteyen herkesin ortak sorumluluğudur.
ASİDER olarak; depremin yaralarını dayanışmayla saran, emeğiyle yaşamı yeniden var eden tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü saygıyla selamlıyor; eşit, adil ve şiddetsiz bir yaşam mücadelesinde kararlılıkla yan yana duracağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.
